Temmuz 10, 2020

İbn-i Sina Kimdir? İbn-i Sina’nın Hayatı #biliminsanıserisi

TeknoAyna’dan herkese merhaba arkadaşlar ben Abdulkadir. Bugün sizlerle ünlü tıp adamı filozof astronom İbn-i Sina’nın hayatı hakkında konuşacağım.

Tam adı Ebu Ali el-Hüseyin ibni Abdullah ibn-i Sina el-Belhi’dir.

Samanoğulları sarayı maliye kâtiplerinden ve saygın bir bilim adamı Abdullah Bin Sina’nın oğlu olan İbn-i Sina, Batı’da “Avicenna” adıyla tanınır.

980 yılında günümüz Özbekistan’ın da yer alan Buhara yakınlarındaki Afşana da hayata geldi.

İbn-i Sina, Kuşyar isimli bir hekimin yanında tıp eğitimi aldı. Buhara’da babasından ve döneminin ünlü bilginlerinden özel ders ve iyi bir eğitim aldı. Olağanüstü hafızası ve zekası da bu konuda ona çok yardımcı oldu. 14 yaşına geldiğinde öğretmenlerini geçmeye başlamıştı.

16 yaşında tıbba yöneldi ve bu konudaki bilgileri öğrenmekle kalmayıp yeni tedaviler de geliştirdi.

19 yaşında doktor ünvanı elde etti ve ücret almaksızın hastaları tedaviye başladı. Samani Hükümdarı Nuh bin Mansur’un hastalığını iyileştirmesi üzerine, Buhara’daki olağanüstü zengin kitaplıktan dilediği gibi yararlanmasına izin verildi. Burada bulup okuduğu kitaplar, bilgisinin daha da derinleşmesine ve düşüncelerinin gelişmesine büyük katkıda bulundu.  21 yaşına geldiğinde dönemin en büyük hekimlerinden biri sayılıyordu.

İbni Sina’nın en büyük yapıtlarından biri Kitabu’ş-Şifa’dır (“Sağlık Kitabı”). İnsanlık tarihinde tek bir kişi tarafından yazılan en kapsamlı yapıt olan Kitabu’ş-Şifa mantık, fizik, geometri, astronomi, matematik, müzik ve metafizik konularında dönemin tüm bilgilerini bir araya getiren bir ansiklopedidir.

İbni Sina’nın belki de en ünlü yapıtı olan el-Kanun fi’t-Tıb (“Hekimlik Yasası”), Yunan hekimlerinin bulgularına olduğu kadar kendi gözlem ve deneylerine de dayanan bir tıp ansiklopedisidir.

Felsefe, matematik, astronomi, fizik, kimya, tıp ve müzik gibi bilgi ve becerinin muhtelif alanlarında seçkinleşmiş olan, İbn Sînâ bu akanlarda 200 eser vermiştir.

Doğu ve batı hekimliğine kelimenin tam anlamıyla, 600 yıl, hükmetmiştir.

İbni Sînâ, tıp araştırmaları yaparken bazı hastalıkların bulaşmasında göze görünmeyen birtakım yaratıkların etkisi olduğunu, yani mikropların varlığını sezmiş ve bu bilinmeyen mahluklardan eserlerinde sık sık bahsetmiştir.

Günümüzde bu varlıkları mikroplar olarak isimlendiriyoruz. Bundan neredeyse 1000 yıl önce mikroskopun dahi bulunmadığı bir dönemde bundan bahsetmek büyük bir cesaret ister.

1036 tarihinde mide rahatsızlığından Hemedan’da hayata gözlerini kapadı.

İbni Sina’yı bu son yolculuğuna uğurlamış olsakta bize bıraktığı eserler sayesinde bu gün hala yolumuzu aydınlatıyoruz.

Eğer yazımız hoşunuza gittiyse beğenebilir düşüncelerinizi yorumlara yazabilirsiniz diğer yazılarımızdan haberdar olmak için sitemize abone olabilirsiniz bir başka yazıda görüşmek üzere teknoloji ile kalın hoşçakalın.

Kaçırmış Olabilirsiniz